23/7/2008 ·
iptal edilmiÅŸtir!!!!
Yorum (yok) Yorum yaz!
13/6/2008 ·
Merhaba arkadaÅŸlar yeniden! Bakıyorum da hepiniz karnelerinizi almış ve bilgisayarın başına oturmuÅŸsunuz bile! Yoksa bu sizin karne hediyeniz mi? Hepimiz yorulduk artık, altı senedir (ben) okula gidiyoruz. Altı senedir 100 almaya çalışıyoruz, ödevlerimizi aksatmamaya çalışıyoruz! Böyle söyleyince komik geliyor ama aslında çok önemli; kim istemez ÅŸöyle güzel bir ÅŸehirdışı (hatta yurtdışı!) geziyi?! Süper olur deÄŸil mi? Ya da harçlıklarınızı biriktirdiÄŸiniz halde alamadığınız ÅŸu bilgisayar oyununun babanız tarafından alınması? Yoksa sizi mutlu eden annenizin size hediye olarak (takdirname getirdiÄŸiniz için) elbise, ya da kapri alması mı? Ya da güzel bir ziyafet mi, Burger King gibi?
Yoksa, yoksa ÅŸimdi göz yaÅŸlarına boÄŸulmanızın sebebi bir beÅŸinizin bile olmaması mı? Çok kırıcı olabilirim ama size benden bir teselli (evet teselli ama kırıcı da olabilir):
- yıl boyunca ödev yapmayı gereksiz buldunuz ve bilgisayar size daha çekici geldi, kendinizi alamadınız tabi, sonra ise bir daha kalkamadınız.
- ödev yapıyorum diye oturdunuz ama arada baÅŸka ÅŸeylere bakmadan da duramadınız.
- nasıl olsa öÄŸrendim, diye düÅŸündünüz ve sınava çalışmadınız.
EÄŸer böyleyse, oh, iyi olmuÅŸ, teÅŸekkür bile fazla! Yoksa, yoksa siz:
- ödevlerinizi, performans ödevlerinizi her ÅŸeyin üstünde tuttunuz.
- derste hep kafanızı öÄŸretmeninizin sorularına yordunuz.
- sınavlara iki gün önceden çalışmaya, konuları tekrar etmeye baÅŸladınız.
- hergün gelip ekstra, ödev dışında çalışma yaptınız.
ise, eh, siz kendinizi aÅŸmışsınız, siz de teÅŸekkürünüzü ÅŸöyle çerçeveletin, çünküü, SİZ EN İYİSİNİ yapmışsınız, ne yapalım, belki kapasiteniz bu kadar (bence daha fazla, hiçbir kursu ekmediÄŸinize göre), kutlarım! Böyle devam edin yoksa teÅŸekkürü de gökyüzünde bulabilirsiniz, uçarken!
Yorum (1) Yorum yaz!
9/6/2008 ·
ÇözemediÄŸiniz sorular, yetimesi gereken performans ödeviniz için gerekli bilgiler... Buraya da yazın, en kısa zamanda cevaplamaya çalışacağız. ""Ama hemen yanıt beklemeyin, sadece buraya güvenmeyin, çünkü her an herkes burada deÄŸil!""
BeÄŸendiÄŸiniz sorular, güzel bilgiler... Bizimle paylaÅŸmak istiyorsan yorum baÅŸlığına "Bilgi: Erezyon (vs)" ya da "Soru: Maddenin Tanecikli Yapısı" yazın! Cevabı lütfen birkaç paragraf aÅŸağıya yazın. ve CEVAP yazın!
Soruların cevabı için "Cevap: Maddenin Tanecikli Yapısı" yazın. Bilgiye yorum, eleÅŸtiri ya da ek bilgi için "Ek Bilgi: Erezyon", "EleÅŸtiri: Erezyon", "Yorum: Erezyon" ÅŸeklinde yazın!
Yorum (1) Yorum yaz!
9/6/2008 ·
SİMS 2!!!
Çok sevdiÄŸim sims 2 hakkında sormak istediÄŸiniz bir soru varsa sorabilirsiniz, elimden geldiÄŸince yanıtlamaya çalışırım!
HARRY POTTER
Biricik serim, çoook sevdiÄŸim Harry Potter hakkında istediÄŸiniz sorularısorabilirsiniz. Mümkün olduÄŸunca yanıtlamaya çalışırım ama tüm büyüler olmasa da bazı büyülerin anlamlarını (25 ve üstü) biliyorum.
LÜTFEN HEMEN YANIT BEKLEMEYİN! Yani sadece bize güvenmeyin, çünkü her an herkes burada soru yanıtlamıyor!
Yorum (2) Yorum yaz!
8/6/2008 · Kategori: ANILARIM
O gün yine sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yapmıştık. Kedim Miss Nelly kucağıma sokuldu, belli ki yine biraz ilgi istiyordu. Eh, böyle gelmiÅŸ “sev beni” diyorsa hiç sevilmez mi? Ben de sevdim tabi ki. Sonra birden sıkılıp o özgür ruhuyla benden ayrıldı. DiÄŸer odaya yöneldi, oyuncaklarının ve sütünün bulunduÄŸu odaya. Annem denize gideceÄŸimizi söyledi, ben de hazırlanmaya baÅŸladım.
İçime mavi bikinimi giydim. Bu bikini benim en yeni bikinim, daha yazın başında annem karne hediyesi olarak almıştı. Üstüme ise pembe bir elbise giydim. Üzerinde mavi çiçekler var. Plastik sarı çantamın içine güneş gözlüğüm ile deniz gözlüğümü, yedek mayomu, deniz rehberi kitabım ile (bu kitabın içinde denizde karşılaşabileceğimiz sorunlara çözümler var) Pollyanna kitabımı, küreklerim ile kovamı, güneş kremimi, annemin yeni verdiği iki sandviç ile bir büyük şişe suyu aldım. Annem de çantasını hazırlamıştı. Ama onda deniz rehberi yerine, telefonu, şemsiye ile havlularımız vardı, bir de birkaç YTL para. Dışarı çıkmadan önce anahtarları kontrol etti ve bana şapkamı almamı söyledi. Arabamıza bindik.
Plaja girdiÄŸimizde kumlar yeÅŸil terliÄŸimden ayaklarıma azar azar sızarken ayağımı yakıyordu. Ama eÄŸer terliÄŸimin tabanı yüksek olmasaydı yürümek yerine hoplayacaktım. İyice denize yaklaÅŸtığımızda tanıdık bir ses duydum. Beni sinir edecek bir ÅŸekilde bağırıyordu. Ne diyordu dersiniz, “Hey, anne, kızılcık ÅŸurada! Bak, geliyorlar. Kızılcık!”. Bu bizim Deniz’di. Benim büyük teyzemin oÄŸlu. İki teyzem ve kızları ÇiÄŸdem ile Aysen bize koÅŸarak geliyorlardı. Az sonra kremlerimizi sürmüş denize ayaklarımızla su sıçratarak koÅŸuyorduk. ÇiÄŸdem dizlerinden öteye gidememiÅŸken Aysen dalıp çıkmıştı. ÇiÄŸdem bağırıyordu “ Bugün sular çok soÄŸuk ama! Brr…”. Ben ise yükselip alçalıyordum. ÇiÄŸdem gelemeyince zorla suya soktuk. Az sonra o da suya alışmıştı. Deniz gözlüklerimizi gözümüze geçirdik ve dalmaya baÅŸladık. Denizaltı çok farklı, mavi bir dünyaydı. Derinlere, ileriye gittikçe balıkları görmeye baÅŸladık. Kumlar ise dalgalı bir hal almıştı. Kendimiz denizaltında konuÅŸmak için bir dil yaratmıştık. Aysen “konuÅŸmak” ile “tutuÅŸmak” sözcüklerini karıştırıp duruyordu. Yukarıyı iÅŸaret ediyor, suyun üstünde de bize sesli olarak soruyordu. Sonunda ona bu sözcükleri kullanmamasını teklif ettim de iÅŸler yoluna girdi.
Gözlüklerimizi çıkarıp sıcak kuma uzandık ve mankenler gibi poz vermeye baÅŸladık. Sonra ise bacaklarımıza “kum maskesi” uyguladık. AkÅŸam yıkanırken ne kadar zorlanacağımızı bilsek de saçlarımızı da kuma sokmaktan kendimizi alamadık. Sonra ise sırada tek bir ÅŸey vardı ki o da dalgalarla boÄŸuÅŸmaktı! Sonunda yorulup yeniden uzanınca aslında yorulmadığımızı, sadece gülmekten nefesimizin kesildiÄŸini anlamıştık. Eh, bilirsiniz, her güzel ÅŸeyin bir sonu vardır. Deniz de bizim sonumuzu hazırlayan oldu. ArkadaÅŸlarıyla anlaÅŸmışlar ve bize kum atmaya karar vermiÅŸler! Allah’tan deniz gözlüklerimiz gözümüzdeydi de gözlerimiz bu savaÅŸtan saÄŸlam çıktı! Altı erkek arkamızdan koÅŸarken sıcak kum atmaya çalışmaları birçok “plaj sakinini” rahatsız etti ama biz bir ÅŸeycik yapmıyorduk ki! Erkek milleti iÅŸte, huzuru pek sevmiyorlar. Baktık koÅŸarak kaçış yok, ÅŸansımızı suda deneyelim dedik. Üçümüz de onlar top peÅŸinden koÅŸtururken hep denizde açılıp yüzme, dalma yarışları yaptığımız için onlardan on kat daha hızlı yüzüyorduk. Kızıl saçlarım arkamda salınırken ayaklarımdan çıkan köpükleri dinlemek çok rahatlatıcıydı. Baktık ki üç erkek bize yetiÅŸecekler biz de dalmaya karar verdik! Dört bir yana açıldık(aslında 3 yana!). Bizim izimizi kaybetmek üzereydiler ki nefesimiz hızla tükeniyordu! Mayomun yanından ÅŸnorkelimi çıkardım ve gözükmediÄŸini umduÄŸum bir ÅŸekilde su üstünde içini boÅŸalttım. Dört erkek ayağı da arkaya dönüktü, fırsat bu fırsat diyerekten ÅŸnorkelimi çıkıp aÄŸzıma dayadım ve nefes almaya baÅŸladım. İçimden onları korkutmak geliyordu. Kızlara iÅŸaret ettim ve denizaltından kayalıklara doÄŸru ilerledim. Anlamışlardı zeki arkadaÅŸlarım, dalıp taÅŸ küçük taÅŸlar toplamaya baÅŸladılar. Ben de kayalıklara tırmandım, taÅŸları yanımıza yerleÅŸtirdim. Pek zeki olan erkekler hala bizi arıyorlardı. Ama ters yöne bakıyorlardı! Sonunda kızlar da yanıma geldiler ve bir tümseÄŸin arkasına saklandık. “Mavilisi ile Deniz benim!” dedim. Sarı saçlı olanla esmer olanı Aysen, kahverengi saçlı ikizleri de ÇiÄŸdem aldı. TaÅŸ atmaya baÅŸladık. ÅžapÅŸal ÅŸapÅŸal etraflarına bakınıyorlardı. Kafaları almıyor muydu, yoksa numara mı yapıyorlardı. Böylece biz gülecektik ve yerimizi anlayacaklardı, sanki. Sanki biz gülünce sesimizi duyabilecekler de! Ama bize dönmeye baÅŸladılar ve bizi görebileceklerinden arkaya doÄŸru kaçmaya baÅŸladık. EÅŸyalarımız tehlikedeydi. Arka taraftan dolandık ve eÅŸyalarımızı almaya çalıştık. Ne yazık ki yavaÅŸ yavaÅŸ kıyıya yaklaşıyorlardı. Aysen onların dikkatini çekme görevini üstlendi. Herkes onun peÅŸinde koÅŸarken biz de yavaÅŸ yavaÅŸ eÅŸyalarımıza yaklaşıyorduk! Almak üzereydik. Sıcak kum ayaklarımızı yakıyordu. Havlumuzu ters çevirip kendimizi kapattık. Kayalara yaklaÅŸtık ve ben tırmanıp eÅŸyaları ÇiÄŸdem'den alırken Aysen de denize dalmıştı. Belli ki erkekleri atlatmıştı. Nasıl olduÄŸunu hiç anlamadım! Kesin uzun bir süre su altında gitmiÅŸtir. Zaten erkeklerin hepsi yorgun düşmüşlerdi ve yemek için ÅŸezlonglarına yöneliyorlardı. Biz ise kayalıkların arka tarafına kurulmuÅŸtuk. Kayanın bizi yakmaması için havlularımızın üstünde oturuyorduk. ÇiÄŸdem'in gözlerinin altı kıpkırmızıydı. Bana ise domatese döndüğümü söylediler!
Artık hepimiz beş saatlik araklıksız yüzme sonucu yorulmuştuk ve geri dönerken telaşlanmaya başladık, ya birisi bizim eşyalarımızı çalmışsa! Korktuğumuz başımıza geldi sandık, ama hepsi yanlış yönden kaynaklanıyormuş. Bir de baktık ki eşyalarımız bir yerde sıkıştırılmış şekilde(üzerinde havlu, ve biraz kum) duruyor. Sahile indiğimizde hava kararmıştı bile ve herkes bizi arıyordu! Onları sakinleştirmek için hemen yanlarına koştuk ama Deniz bize kum atmadan duramadı. Kumlar üzerimize yapışınca biz de ona çantamızda sakladığımız sıcak taşları attık. Epey canı yanmış olabilirdi ama bizi ilgilendirmezdi, çünkü onlar başlatmıştı!
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::